1 Şubat 2021 Pazartesi

Fetihnâme Neye Denir?

Yorum Yap
Sponsor

  Türk-İslam devletlerinde, düşman karşısında alınan galibiyetleri, fethedilen yerleri haber vermek amacıyla yazılan mektup ya da fermanlara Fetihnâme denir. Ayrıca bu fetihleri anlatan tarihi ve edebi eserlere de Fetihnâme denir. Nâme-i hümâyunların edebi türüdür.

  Fetihname; "zafernâme, beşâretnâme, tehditnâme, gazavatnâme, gazanâme, tehditnâme, muştuluk" diye de adlandırılmıştır. Çevre ülkeler ve ülke içinde fethin duyurulması amacı ile resmi olarak yazıldığı gibi edebi olarak da kaleme alınır. Edebi ve tarihi birincil kaynak olması bakımından önemlidir. Fakat subjektif yazıldığı göz ardı edilmemelidir.

  İslam Devletleri ile başlayan Fetihnâme yazma geleneği, Türk-İslam Devletleri ile devam etmiştir. Selçuklu Sultanlarının fetihnâmelerini Farsça yazdığı görülür. Osmanlılarda ise Türkçe, Arapça ve Farsça fetihnâmeler yazılmıştır. Örneğin Fatih'in  Akkoyunlu Türk Devleti'ne karşı kazandığı Otlukbeli Zaferi (1472) için yazdırdığı fetihnâme; Doğu Anadolu halkına Akkoyunluların da kullandığı terimler ile Uygur harfleri ile yazılmıştır. Ülke içinde Türkçe yazılarak gönderilen bu nameler müslüman ülkelere Arapça ve Farsça yazılmıştır. İstanbul'un fethinin Memlük Türk devleti'ne duyurulması amacı ile yazılan fetihnâmeyi ise Kazasker Molla Gürânî yazmıştır.

 Düşmanlara gönderilen tehditnâmelerde ağır bir dil ve küçük düşürücü ifadeler kullanılmıştır. Padişah ve askerler övülmüştür. Müslüman ülkelere ve ülke içine gönderilmek amacı ile yazılan fetihnameler ise ayet ve hadisler ile süslenir; Allah'a şükür ve peygambere salavat ile devam ederdi. Zaferin nasıl kazanıldığı tasvir edilirdi.

Nâbî'nin Fetihnâme-i Kamaniçe adlı eseri


Kıvâmî tarafından yazılarak Sultan II. Bayezit'a armağan edilen Fetihnâme-i Sultan Mehmet; Murâdî tarafından mesnevi tarzında yazılan Fetihnâme-i Hayreddin Paşa gibi fetihnâmeler manzum (şiirsel) ve mensur (düz yazı) edebi eserlere örnektir.

Hazırlayan: Ali ÇİMEN

Kaynakça:

TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fetihname", Cilt:12, İstanbul 1995, s. 470-472.

→Hüseyin SARIKAYA-Veysel GÖGER, "Mora'nın Yeniden Fethine Dair Osmanlıların Hazırladıkları Fetihnâme (1715)",Tarih Dergisi, Sayı 67 (2018/1), İstanbul 2018, s. 101-124








  

  
Sponsor

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder