14 Temmuz 2020 Salı

Berlin Duvarı (1961-1989)

Yorum Yap
    13 Ağustos 1961'de, Doğu Alman Meclisi kararı ile Doğu Berlin'den Batı Berlin'e kaçışları önlemek amacı ile örülen yaklaşık 45 kilometre uzunluğundaki utanç duvarına Berlin Duvarı denir. Dönemin ABD Başkanı Kennedy, "Bir duvar, bir savaştan daha iyidir" demiştir. Duvar 28 yıl boyunca soğuk savaşın fiziksel bir tablosu olarak yaşamıştır.


   ABD, SSCB işgalinin ortasında kalan ve kendi işgal alanı olan Batı Berlin'e 1954 yılına kadar 600 milyon dolar civarında para harcadı. Böylece bölgeyi sosyalist yönetimin ortasında "parlayan kapitalist yıldız" yapmayı başardı. Çekim alanı haline gelen Batı Berlin'e doğudan alınan önlemlere rağmen 1949 ile 1961 yılları arasında 2,5 milyonu geçkin kitlesel göç yaşandı. 

   Doğu Alman meclisi kararı ile 13 Ağustos 1961 sabahı, Demokratik Alman Cumuhuriyeti (Doğu Almanya); halk ordusu, halk polisi ve işçi birlikleri ile Berlin Duvarı'nı örmeye başladı. Önce dikenli tellerle çevrilme işlemi yapıldı. Hemen peşine yaklaşık 45 kilometrelik duvar örüldü. Geçiş yasaklandı. Geçiş kapılarının sayısı 7'ye indirildi. 1948'deki gibi bir abluka yaşanmasından korkan Batı Berlinliler panikle yiyecek stoku yapmaya başladı. Soğuk Savaş, Berlin halkının arasına utanç duvarını soğuk beton ve demir ile örmüş oldu.

   Duvarda bir müddet sonra güçlendirme çalışmaları yapıldı. Beton yığınının tepesi 3.5 metre boyunda 1 metre genişliğinde güçlendirildi. İnsanlar tırmanmasın diye üstüne de kocaman bir boru yerleştirildi. Berlin Duvarı, batıdan doğuya geçmek isteyen insanları yıldıramadı.


  Karşıya geçmek için otomobillerin bagaj ya da kaputlarında saklananlar, sıcak hava balonlarına binenler, tünel kazanlar, tel halatlara salınarak geçmeye çalışanlar, dalgıç aletiyle dalarak Baltık Denizi üzerinden Danimarka'ya yüzenler, duvara yakın pencerelerden zıplayanlar, lağımlarda emekleye emekleye gitmeye çalışanlar, duvarın güçlendirilmemiş bölümlerinde arabayla yüksek hız yapıp geçmek isteyenler... 


   Bunlara karşı duran "Ölüm Şeritleri"; kaçakları vurmak üzere bekleyen askerler, saldırgan köpekler, makinalı tüfekler, projektör ışıkları... 600'den fazlası sınır muhafızı olan 5 binden fazla kişi bin bir zorlukla Doğu Berlin'den Batı Berlin'e geçti. En az 171 kişi ise geçmek isterken öldürüldü. 


   1989 yılına doğru gelindiğinde; Soğuk Savaş rüzgarı azalmış, Doğu Avrupa'da erimeye başlamıştı. 9 Kasım 1989'da Doğu ve Batı Berlinliler "Tor Auf!" (Açın Kapıyı) diyerek şarkılar söyledi; duvara akın etti. "Duvar Ağaçkakanları" ellerinde çekiç ve kazmalarla duvar yığınlarını kırmaya başladı. Vinç ve buldozerler Berlin Duvarı'nı yerle bir etti. Doğu Almanya'da komünizm çöktü. Berlin Duvarı'nın yıkılmasından yaklaşık bir yıl sonra 3 Ekim 1990'da Doğu ve Batı Almanya birleşti. Duvarın bazı kesimleri ise anıtsal amaçlı olarak yıkılmadı. Çünkü Alman halkı tarihinde yaşadığı acılardan ders çıkaracaktı.

Derleyen: Ali ÇİMEN

Kaynakça:

→"The Berlin Wall", History.com, 15 Aralık 2009.

Genel ağdan ulaşmak için BKZ.↴
https://www.history.com/topics/cold-war/berlin-wall

→Yıldız AYDIN, "Doğu Alman Yazınında Göç ve Sürgün", Atatürk Üni. Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı:57, 2016, s.27-32.

→Dr. Şükrü S. GÜREL, "Berlin Sorunu (1944-1972)", Ankara ÜNİ. SBF Dergisi, Cilt:32, Sayı:1, 1977, s. 207-229.
Devamını oku

Berlin Ablukası-Müttefik Blokun Çöküşü (Özet)

Yorum Yap
  24 Haziran 1948 ile 12 Mayıs 1949 arasında, SSCB'nin başta ABD olmak üzere Batılı Devletlere göz dağı vermek, onları Berlin'den çıkartmak gibi amaçlar ile Berlin'in tüm kara bağlantısını ve ikmal yollarını kesip, bölgeye giriş-çıkışı kontrolü altına aldığı olaya Berlin Ablukası denir. 


  Berlin'in batısı Batılı ülkelerin, doğusu ise SSCB'nin kontrolü altında idi. Fakat Berlin çevresi SSCB'nin işgali altında ve Berlin de bu bölgenin içinde "ada" gibi duruyordu. Müttefikler Berlin'e geçerken SSCB işgal bölgelerinden geçeceklerdi. Sovyetler, 23 -24 Haziran gecesi Berlin'e olan tüm giriş ve çıkışları durdurdu. Kara ve demir yollarını tuttu. Tüm ikmal yollarını kesti. Batı Berlin halkı erzaksız ve zor durumda kaldı. Ablukayı aşmak isteyen ABD, hava koridoru kullandı. Her türlü yiyecek ve yardım malzemesini uçaklarla Batı Berlin'e götürdü. "Kuru Üzüm Bombardıman Uçakları" savaşta büyümüş Berlinli çocuklara gökyüzünden tatlı yiyeceklerin olduğu paketleri küçük paraşütlerle attılar. 


   Abluka, BM'nin araya girmesi ile 1949'da kalktı. Fakat abluka nedeni ile çeşitli sonuçlar gözler önüne serildi. Berlin Ablukası ile Berlin Buhranı doğdu. Berlin Buhranı 1972'ye kadar sürdü. II. Dünya Savaşı galibi Müttefik blok çöktü, parçalandı. İki kutuplu dünya ve Soğuk Savaş Dönemi'ne girildi. Dünya ABD ve SSCB kutuplarına bölündü. Almanya ve Berlin Doğu ve Batı diye ikiye bölündü. Gerginlikler ve tehditler birbirini kovaladı. 1961'de Berlin Duvarı örüldü. Berlin Ablukası Soğuk Savaş'ın başladığının en büyük ispatı oldu.

Konu İle İlgili Ayrıntılı Anlatım ve Kaynakça İçin BKZ.↴
Derleyen: Ali ÇİMEN
Devamını oku

Berlin Ablukası- Müttefik Blokun Çöküşü (Ayrıntılı)

Yorum Yap
   24 Haziran 1948 ile 12 Mayıs 1949 tarihleri arasında, SSCB'nin Müttefik Devletler ile birlikte işgal alanı oluşturduğu Berlin'de başta ABD olmak üzere Batılı Devletlere göz dağı vermek, onları bölgeden çıkartmak gibi amaçlar ile Berlin'in tüm kara bağlantısını ve ikmal yollarını keserek giriş-çıkışını kontrolü altına aldığı olaya Berlin Ablukası denir. Abluka ile Berlin Buhranı doğmuştur. Berlin Buhranı (Bunalımı) süreç içinde aralıklı biçimde 1972'ye kadar sürmüştür.

Konu İle İlgili ÖZET İçin BKZ.↴
   
   II. Dünya Savaşı sonlarına doğru Almanya ve başkenti Berlin, Dörtlü Müttefik İşgal grubu (SSCB-ABD-İngiltere-Fransa) tarafından işgal edildi. Berlin ise işgalciler tarafından Almanya'dan farklı olarak "Büyük Berlin Toprağı" olarak tanımlandı. Dörtlü işgalci grup komutanları Berlin'de 15 günlük devreler halinde yetkilerini kullanacaktı. Fakat siyasi menfaatleri farklılaşan işkembesi geniş devletler anlaşmazlıklara ve bunalımlara açılan bir sürecin içine gireceklerdi.

 Fotoğraf  Kaynak: Orta öğretim 12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi MEB Ders Kitabı, 2018, s.111.
  İngiltere ve Fransa'nın Almanya'daki işgal alanlarını ABD ile birleştirmesi ve SSCB'den bağımsız ve farklı bir siyaset ile hareket etmesi; ABD liderliğindeki Batılı devletler ile SSCB'nin arasını açmaya başladı. Bir taraftan Batılılar bölgeyi kapitalist ekonomi sisteminin içine bağlamayı hedeflerken; öte yanda Sovyetler bölgeyi sosyalist yapı içerisine katmayı amaç edindi. SSCB, Batılı devletlerin işgal alanlarını birleştirmesine karşı çıkmasına rağmen ABD ve yandaşları umursamaz tavırlarını sürdürdü. Bunun üzerine SSCB, Mart 1948'de İşgal Denetim Konseyinden çekildi. Batılılar işgal bölgelerinde yeni para birimini Batı Berlin'de de kullanma kararı alınca müttefik yapının fiilen kopuş süreci hızlandı. 

  Berlin'in batısı Batılı ülkelerin, doğusu ise SSCB'nin kontrolü altında idi. Fakat Berlin'in çevresi SSCB'nin işgali altında idi. Berlin bu bölgenin içinde "ada" gibi duruyordu. Müttefikler Berlin'e geçerken SSCB işgal bölgelerinden geçeceklerdi. Bu yol sorununu SSCB kendi lehine kullanmayı bildi. 23-24 Haziran gecesi Berlin'e olan tüm giriş ve çıkışları durdurdu. Kara ve demir yollarını tuttu. Şehrin elektrik santraline el koydu. Tüm ikmal yollarını kesti. Batı Berlin halkı erzaksız ve zor durumda kaldı. Batı Berlin'de 2 milyon civarında insan aç kalabilirdi. 

"Kuru üzüm Bombardıman Uçakları"
 ABD ve yandaşları bölgeye karadan giremediler. Ablukayı aşmak isteyen ABD, hava koridoru kullandı. Her türlü yiyecek ve yardım malzemesini uçaklarla Batı Berlin'e götürdü. Batılılar, hava lojistiğini en iyi biçimde kullandı. C-47 ve C-54 tipi uçaklar yükünü hızlı bir biçimde boşaltıp tekrar kalkışa geçiyordu. 26 Haziran 1948 ile 30 Eylül 1949 tarihleri arasında, 2.1 milyon tonluk her çeşit ihtiyaç malı 277.728 uçuş ile havadan Batı Berlin'e taşıdılar. Günde 5 bin ton yardım malzemesi Batı Berlin'e havadan ulaştırıldı. 

Teğmen Gail Halvorsen'in çocuklara küçük paraşütlere takılı tatlı yiyecekler atarken
 "Kuru Üzüm Bombardıman Uçakları" adını kullanmaya başlayan ABD'li pilotlar, II. Dünya Savaşı'nı acı ile yaşamış Berlinli çocukları sevindirmek için gökyüzünden tatlı yiyeceklerin olduğu paketleri küçük paraşütlerle attılar. Abluka boyunca 23 ton tatlı-şekerli yiyecekler çocuklara böyle ulaştırıldı.

Yardım Erzakları
   Berlin Ablukası'nın Sonuçları

   Berlin Ablukası olarak tarihte yerini alan olay ile birlikte Soğuk Savaş Dönemi'nin başladığı net bir biçimde ortaya çıkmıştı. Müttefikler parçalanmış; II. Dünya Savaşı'nı kazanan Müttefik Blok çökmüştü. Dünya Almanya ve Berlin örneğinde olduğu gibi Doğu ve Batı diye ya da Kapitalist-Komünist diye ikiye bölünmeye başlamıştı. ABD ve SSCB II. Dünya Savaşı sonrası iki büyük güç olarak siyasi, ideolojik ekonomik, kültürel, sosyal, bölgesel çatışmalarını soyut biçimde uyguladı. Bunun zararını dünya halkları çekmiştir.

   4 Mayıs 1949'da BM yetkilileri aracılığı ile Sovyetler ve Batılılar  Nivyork'da (New York) imzaladıkları anlaşma ile ablukanın kaldırılmasını kararlaştırdılar. 12 Mayıs 1949'da Berlin Ablukası kalktı. Batı Berlin'e ulaşım normal yollardan tekrar başladı. Fakat Berlin Buhranı süreç içerisinde Soğuk Savaş nedeniyle devam etti.

Derleyen: Ali ÇİMEN

Kaynakça:

→"Berlin Hava Köprüsü 70 Yaşında", deutschland.de, 21 Haziran, 2018.
Yukarıdaki Habere Genel Ağ Üzerinden Ulaşmak İçin BKZ.↴
https://www.deutschland.de/tr/topic/politika/almanya-avrupa/duvar-nereden-geciyordu

→ "Berlin Buhranı: Dünyayı İkiye Bölen Kriz" adlı makale  için BKZ.↴
http://historatrip.com/genel/berlin-buhrani/

→Dr. Şükrü S. GÜREL, "Berlin Sorunu (1944-1972)", Ankara ÜNİ. SBF Dergisi, Cilt:32, Sayı:1, 1977, s. 207-229.
Devamını oku

Berlin Buhranı 1948-1972 (Özet)

Yorum Yap
     Özellikle 1948'de SSCB'nin Berlin Ablukası ile Berlin'e diğer müttefik ülkeleri almaması ile başlayan, Soğuk Savaş Dönemi boyunca SSCB- ABD arasındaki Berlin ile ilgili siyasi anlaşmazlıklar ve gerilimler sürecine Berlin Buhranı (Bunalımı) denir. Özellikle 1948'den 1972 Doğu ve Batı Almanya'nın anlaşmasına kadar süren süreçtir. Batılı Devletlerin (ABD-İngiltere-Fransa) Almanya'daki işgal alanlarını birleştirmesi (Trizonia) ve SSCB'den bağımsız kararlar alması ile başlayan buhranın adıdır. 

   SSCB ise 24 Haziran 1948 ile 12 Mayıs 1949 tarihleri arasında Batılı ülkeleri Berlin'den atmak amacı ile Berlin'e giriş ve çıkışları yasakladı. Bu olaya ise Berlin Ablukası denir. ABD ablukayı havadan yardı. Batı Berlin'e havadan her türlü yardım malzemesi götürdü. Bu abluka ile müttefik devletlerin birlikteliği çöktü. Bu olay Soğuk Savaş Dönemi'ne girildiğinin net bir kanıtı oldu. 1949'da Almanya Doğu ve Batı diye ikiye ayrıldı. Doğu Almanya'da SSCB yanlısı Demokratik Almanya, Batı Almanya'da ise ABD- İngiltere- Fransa yanlısı Federal Almanya kuruldu. Almanya toprakları ve dörtlü işgalin merkezi Berlin Soğuk Savaş Alanı haline geldi. 


   Dönem boyunca ABD Batı Berlin'e büyük maddi yatırımlar yaptı. SSCB işgal alanının tam ortasında, Berlin'in batısında tabiri caiz ise "parlayan kapitalist yıldız" yarattı. ABD, Federal Almanya'ya nükleer silah sistemi getireceğini duyurdu. SSCB, Batı Berlin'in silahsızlandırılmasını istedi. Yoksa tüm Berlin'i  Doğu Almanya'ya katacağını duyurarak ultimatom verdi. İlişkiler iyiden iyiye gerildi. Böylece 1956'da Berlin Buhranı büyüdü. 1961'de en gergin dönemini yaşadı. SSCB 1961'de ünlü Berlin Duvarı'nı örülmesi kararını aldı. Nihayetinde Yumuşama döneminde SSCB ve ABD olumlu görüşmeler yaptı. 1972'de Doğu ve Batı Almanya arasında yapılan anlaşmalar ile Berlin Bunalımı sona erdi. 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılması ise Soğuk Savaş Dönemi'nin sonuna gelindiğinin habercisi oldu.

Konu ile İlgili AYRINTILI Bilgi ve KAYNAKÇA İçin BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2020/07/berlin-buhrani-nedir-berlin-ablukasi-ve.html
Derleyen: Ali ÇİMEN
Devamını oku

Berlin Buhranı 1948-1972 (Ayrıntılı)

Yorum Yap
  Komünist SSCB ve başta ABD olmak üzere kapitalist Batılı ülkelerin Berlin konusunda yaşadıkları anlaşmazlıklar sonucu ortaya çıkan bunalıma Berlin Buhranı (Bunalımı) denir. SSCB, 1948'den 1949'a kadar Berlin'e karadan giriş ve çıkışları durdurarak Müttefiklerin Berlin'e girmesine izin vermemiştir. Bu olaya ise Berlin Ablukası denir. Berlin Ablukası; ABD ve SSCB Soğuk Savaşı'nın açığa çıktığının, müttefik blokunun parçalandığının ve dünyanın aynen Berlin'de olduğu gibi DOĞU-BATI diye ikiye bölündüğünün en bariz kanıtıdır.
 Fotoğraf  Kaynak: Orta öğretim 12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi MEB Ders Kitabı, 2018, s.111.

Berlin Ablukası Öncesi Gelişmeler

   Nisan- Mayıs 1945'te SSCB Kızıl Ordusu Berlin Harekatı ile Berlin'i ele geçirdi. Berlin Muharebesi ile Nazi Almanyası kayıtsız şartsız teslim oldu. Dört büyük müttefik, SSCB, ABD, İngiltere ile Fransa Almanya'da dörtlü işgali gerçekleştirdiler. Berlin ABD-İngiltere-Fransa grubu işgal bölgesinin 110 kilometre dışında idi. Buna rağmen anlaşma gereği Berlin de aynı biçimde dörtlü işgal altına girdi. 5 ve 26 Haziran 1945 dörtlü işgalci müttefik grubun yayınladıkları bildiriye göre; Almanya'nın başkenti Berlin "Müttefik Kommandatura" (Müttefik İşgal Denetim Konseyi) İdaresine girecek, Berlin, "Büyük Berlin Toprağı" olarak tanımlanacaktı. Büyük Berlin Toprağında dörtlü işgalci grup yetkilerini 15 günlük devreler halinde sırayla dörtlü işgal komutanlarının değişimi ile kullanacaktı. 4 Temmuz 1945'te ilk Amerikan ve İngiliz işgal kuvvetleri Berlin'e girdi. Böylece Berlin'in ortak işgali başladı. 

   ABD, Almanya'da öncelikle ekonomik bir bütünleşmeden yana idi. İşgal bölgelerinde ekonomik kalkınmaya ve demokratik açılıma önem verdiler. Sovyetler ise siyasi birleşmeyi ön plana koydu. Kendi işgal bölgelerinde kendi rejimini amaçladı. Sosyalist Parti kurdurdu. Süreç içinde 1946'da şehir meclisi seçimi yapıldı. Sosyalist Parti % 19 civarında bir oy oranı aldı. Siyasal birleşim şu şartlarda sıkıntı idi. 2 Aralık 1946'da ise İngiltere ve ABD işgal bölgelerini birleştirme kararı aldı. Buna da Bizonia adını verdiler. 1948'de Fransa da bu gruba katılınca Bizonia, Trizonia yapısına dönüştü.  Bunun yanı sıra Mart 1947 Truman Doktrini ve Haziran 1947'de Marshall Planı devreye girince Batılı devletlerin (ABD-İngiltere-Fransa) ayrı bir Batı Almanya kurulmasını istedikleri açığa çıkmıştı.



Berlin Ablukası

 1948'de ipleri tamamen koparacak gelişmeler yaşandı. Sovyet İşgal Komutanı Sokolovski, Postdam Konferansı hükümlerine aykırı olduğu gerekçesi ile Trizonia yapısına karşı çıktı. Batılı ülkeler bu karşı çıkmayla ilgilenmedi. Hatta SSCB'ye sormadan kendi aralarında karar almaya devam ettiler. Bunun üzerine 20 Mart'ta Sokovski İşgal Denetim konseyinden çekildi. Böylece dörtlü işgal yönetimi devreden çıktı. Batılı devletler kendi işgal bölgesini, Berlin'in batısını, Sovyetler ise doğusunu denetlemeye başladılar. Ortak hareket etme durumu fiilen ortadan kalktı. ABD, 1948 Haziranında Batı Almanya bölgesinde özgür ve demokratik bir Almanya kurulacağını açıkladı. Hatta Batılı ülkeler, bölgede yeni bir para birimini devreye soktular.  Sovyetler bu para biriminin kendi işgal bölgelerine ve Büyük Berlin'e girmesini yasakladı. Batılılar ise inat edercesine 23 Haziran'da para reformunu Berlin'e kadar genişletme kararı aldılar. Aynı gün Sovyetler de yeni bir para birimi oluşturdu. Böylece Berlin iki ayrı para biriminin iki ayrı bölgede dolaştığı ikiye bölünmüş bir kent haline geldi.

    İşgal altındaki Almanya'nın başkenti Berlin, Sovyet işgal alanı içerisinde tabiri caiz ise bir "ada" konumundaydı. Batı Berlin bölümünü denetim altında tutan Batılılar Sovyet bölgesinden geçmek durumundaydılar. Çünkü çevresi Sovyet işgali ile çevriliydi. 23-24 Haziran 1948'den başlayarak SSCB, Berlin bölgesinden Batılı devletleri atmak için Batı Berlin ile Batı Almanya arasındaki ulaşımı engellemeye başladı. Böylece "1948 Berlin Ablukası" başladı. Abluka 12 Mayıs 1949'a kadar sürecekti. Sovyetler, Berlin'e olan tüm kara ve demir yolu ulaşımını kesti. Berlin elektrik santraline el koydular.  Şehrin ikmal yolları kesilmiş oldu. Batı Berlin halkı zor durumda, erzaksız kaldı. Bunun üzerine Batılı Devletler havadan ulaşım sağlamaya ve yardım götürmeye çalıştı. 

  26 Haziran 1948 ile 30 Eylül 1949 tarihleri arasında Batılı ülkeler 2.1 milyon tonluk her çeşit ihtiyaç malı 277.728 uçuş ile havadan Batı Berlin'e taşıdı. Batı Berlin fiilen ikiye bölünmüş halde kendi şehir meclisini yaptı, belediye başkanını seçti. Yaklaşık bir yıllık abluka ise 12 Mayıs 1949'da BM aracılığıyla bir anlaşma ile kaldırıldı. Abluka bitmişti. Fakat Berlin Buhranı devam edecekti.

 Fotoğraf  Kaynak: Orta öğretim 12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi MEB Ders Kitabı, 2018, s.111.

Berlin Ablukası Sonrası Yaşanan Süreç ve Yeni Bunalımlar

  23 Mayıs 1949'da Almanya'nın bölünmesi resmi hale geldi. Batılılar (ABD) güdümünde Federal (Batı) Almanya kuruldu. 7 Ekim 1949'da ise SSCB güdümünde Demokratik (Doğu) Almanya kuruldu. Hem ABD hem de SSCB, Berlin de ise dörtlü işgal statüsünün devamından yana oldular. Sıkıntılar, Soğuk Savaş Dönemi boyunca devam etti. SSCB kendi işgal bölgesi sınırlarını 1952'de tamamen dışarıya kapattı. Süreç içinde SSCB Doğu Almanya'nın da bağımsız bir devlet olarak tanınması için Batılı devletlere baskı yaptı. Batılı Devletler bu konuda kendilerini naza çektiler. Batı Almanya'ya çekirdekli (Nükleer) silah verme kararı aldılar.  SSCB Batı Berlin'in silahsızlandırılması ve BM kontrolüne girmesini istedi. Yoksa Berlin'i Doğu Almanya'ya tamamen bırakacağını bildirdi. SSCB, Berlin konusunda ültimatom verince, 1956 Berlin Bunalımı doğdu.  

  Batı Berlin ABD'nin 1958 yılına kadar 600 milyon dolar akıttığı, sosyalist yönetimin ortasında "parlayan bir kapitalist yıldız" idi. Bu lüks "Amerikan Adası" SSCB'nin hoşuna gitmiyordu. 1960'da yaşanan "U2" olayı ile soğuk savaş iyice gerildi. SSCB'nin nükleer denemeleri, karşılıklı tehditler 1961'de Berlin Bunalımı'nı çok gergin bir noktaya getirdi. 

Berlin Duvarı'nın Örülmesi ve 1972 'de Bunalımın Çözülmesi

  12 Ağustos 1961'de, Varşova Paktı'nın Berlin sınırında tedbir alınması isteği ile birlikte Doğu Alman Meclisi Berlin Duvarı örülmesi kararını aldı. 13 Ağustos sabahı Doğu Almanya; polisi, askeri, işçisi ile birlikte  Doğu- Batı Berlin sınırına tel örgü çekmeye başladı. Hemen sonra ise duvar örülmeye başlandı. Böylece Berlin Bunalımı Berlin Duvarı'nı ördü. Yumuşama dönemine gelindiğinde bunalım azalmaya başladı. 1970'de ise SSCB ve Federal Almanya görüşmesi yumuşamanın işareti oldu. Dört büyük müttefik ülke de görüşmelere başladı. En sonunda 1972'de Federal ve Doğu Almanya hükümetleri anlaşma imzalayınca Berlin Bunalımı sona erdi. 



  Soğuk Savaş'ın kapışma sahası Almanya ve Berlin olunca Soğuk Savaş'ın gerilimini ve acısını en çok yaşayanlardan biri de Alman halkı oldu. 9 Kasım 1989'da Berlin Duvarı yıkıldı. Soğuk Savaş döneminin bitmeye başladığı belli oldu. Doğu Almanya'da komünizm çöktü. Almanlar 3 Ekim 1990'da birleşti.

Derleyen: Ali ÇİMEN

KAYNAKÇA:

→Berlin Duvarı Neden Yıkıldı? Berlin Duvarı Tarihçesi, Yeniçağ Gazetesi, 8 Kasım 2018.
Kaynağa Ulaşmak için BKZ.
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/berlin-duvari-neden-yikildi-berlin-duvari-tarihcesi-211883h.htm

→ "Berlin Buhranı: Dünyayı İkiye Bölen Kriz" adlı makale  için BKZ.↴
http://historatrip.com/genel/berlin-buhrani/

→Dr. Şükrü S. GÜREL, "Berlin Sorunu (1944-1972)", Ankara ÜNİ. SBF Dergisi, Cilt:32, Sayı:1, 1977, s. 207-229.
Devamını oku

13 Temmuz 2020 Pazartesi

BM Nerede- Ne Zaman- Hangi Anlaşma ile Kuruldu? Kısaca

Yorum Yap
   Birleşmiş Milletler (BM) Örgütü, 26 Nisan 1945'de toplanan San Francisco Anlaşması ile temelleri atıldı. 26 Haziran 1945'te BM Anlaşması imzalandı. BM ise 24 Ekim 1945 tarihinde kuruldu. BM'nin merkezi ABD'nin New York şehrindedir. Günümüzde örgütte, 193 üye ülke bulunmaktadır.

BM Bayrağı
  Dünya barışını korumak, uluslararası sosyo-kültürel, ekonomik işbirliği geliştirmek gibi amaçlar ile Türkiye de dahil 51 ülke ABD'nin California (Kaliforniya) Eyaleti San Francisco (San Fransisko) kentinde 26 Nisan 1945 tarihinde toplandı. ABD Devlet Başkanı Truman'ın açılış konuşması sonrası hararetli tartışmalar ile iki ay geçti. ABD, SSCB, İngiltere, Çin, Fransa BM'de sürekli temsil ve veto hakkı elde etti. 

  Nihayetinde 26 Haziran 1945'de Birleşmiş Milletler Anlaşması imzalandı. Böylece toplantı sona erdi. Türkiye anlaşmaya kurucu üye 51 devletten biri olarak 15 Ağustos 1945'de imza attı. Anlaşma 24 Ekim 1945'te yürürlüğe girdi. Böylece örgüt faaliyete geçti. Her yıl 24 Ekim, "BM Günü" olarak kutlanmaktadır.

BM Arması
DİKKAT→Türkiye'yi San Francisco'da temsil eden heyetin başkanı Dışişleri Bakanı Hasan Saka'dır.

DİKKAT→ Genel Sekreterlik, Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Vesayet Konseyi, Uluslararası Lahey Adalet Divanı BM Örgütünün ana organlarıdır.

Derleyen: Ali ÇİMEN

Kaynakça:
→"BM Teşkilatı ve Türkiye"→Bunun için BKZ.→ T.C. Dışişleri Bakanlığı↴
http://www.mfa.gov.tr/birlesmis-milletler-teskilati-ve-turkiye.tr.mfa

→Ayşen ŞATIROĞLU, "San Francisco Konferansı Sonrası Dünyada Türkiye'nin Yer Arayışı", İstanbul Üni. Sosyoloji Dergisi, Cilt:3, Sayı:12, 2006, s. 23-40.
Devamını oku

Birleşmis Milletler Kavramını İlk Kez Kullanan Kimdir?

Yorum Yap
   Franklin D. Roosevelt, Birleşmiş Milletler terimini ilk kez kullanan kişidir. 1933-1945 yıllarında ABD başkanıdır. 


Roosevelt
  Türkiye de dahil 51 ülkenin katıldığı 26 Nisan 1945 tarihli San Francisco Konferansı Birleşmiş Milletler (BM) Örgütü'nün kurulması amacı ile toplandı. 26 Haziran'da BM Anlaşması imzalandı.Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi; ABD, SSCB, Çin, İngiltere, Fransa sürekli temsil ve veto yetkisi aldı. Türkiye örgütün kurucu üyesi olarak 15 Ağustos'ta anlaşmayı onayladı.24 Ekim 1945 tarihinde Birleşmiş Milletler resmen kuruldu. 

  Uluslararası barışı korumak amaçlı kurulan BM Örgütü, II. Dünya Savaşı'nın sonucudur. I. Dünya Savaşı sonucunda ise aynı amaç ile Milletler Cemiyeti (1919) kurulmuştur. Fakat II. Dünya Savaşı'nın çıkması ile barış ortamını koruyamamıştır.
Birleşmiş Milletler kavramını ilk kez ortaya atan ise ünlü Türk-İslam filozofu Fârâbî'dir. BKZ.→http://www.sessiztarih.net/2020/07/birlesmis-milletler-fikrini-ilk-kez.html

Derleyen: Ali ÇİMEN

Kaynakça:
→"Görüş: Kuruluşunun 75. Yılında Birleşmiş Milletler", Anadolu Ajansı, 20.06.2020
Genel ağ üzerinden ulaşmak için BKZ.↴

→Ayşen ŞATIROĞLU, "San Francisco Konferansı Sonrası Dünyada Türkiye'nin Yer Arayışı", İstanbul Üni. Sosyoloji Dergisi, Cilt:3, Sayı:12, 2006, s. 23-40.
Devamını oku

Birleşmis Milletler Fikrini İlk Kez Ortaya Atan Kimdir?

Yorum Yap
   Türk-İslam Bilgini Fârâbî, tarihte ilk kez Birleşmiş Milletler Fikrini ortaya atan kişidir. Aristo'dan sonraki insanlığın ikinci (Muallim-i Sânî) öğretmenidir. Birleşmiş Milletler tarafından 2020 yılı, doğumunun 1150. yılı dolayısı ile "Farabi Yılı" olarak kabul edilmiştir.

   İslam felsefesinin kurucu ismi El-Fârâbî (Alpharabius); Grek felsefe anlayışından etkilenmiş, Aristo'yu takip etmiş, esinlendiği Yunan felsefesi ile kendine özgü temellendirilmiş bir felsefi sistem oluşturmuştur. Felsefe ve din arasında bağ kurmuştur. Ünlü eserlerinden biri olan İhsan'ü'l- Ulûm (İlimlerin Sayımı) adlı eserinde Aristo etkisi ile bilimleri sınıflara ayırmıştır. Kitâbü’l-Mûsîkî adlı eseri Avrupa'da müzik ile ilgili teorilere temel olmuştur.


Derleyen: Ali ÇİMEN
Kaynakça:

→Farabi Yılı ile İlgili Haber İçin BKZ.↴
https://www.haberler.com/birlesmis-milletler-2020-farabi-yili-nin-acilis-13004627-haberi/

→Esra TÜRKSEVER, Mehmet ÇİÇEK, "Farabi'nin Düşünce Dünyası İçerisindeki Din ve Felsefe İlişkisi", Cilt:2, Sayı:2, 2018, s. 22-28.
Devamını oku

Comecon Nedir? Kısaca

Yorum Yap
   COMECON (Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi); 25 Ocak 1949'da SSCB ile diğer  sosyalist ülkeler arasında ekonomik işbirliği ve dayanışma amacıyla kurulan birliktir. Soğuk Savaş Dönemi'nde komünist ülkelerin ekonomik gücünün korunması ve geliştirilmesine dayalı bir işbirliği yapısıdır.

   SSCB, Polonya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan, Çekoslovakya gibi sosyalist ülkeler birliğin kurucu ülkeleri idi. Küba, Moğolistan, Vietnam, Demokratik Almanya ve Arnavutluk, birliğe sonradan katılan üye ülkeler oldular. Sosyalist ülkeler arasında ticari, bilimsel, teknik, ekonomik alanlarda ve üretim-dağıtım noktasında iş birliği yapmak gibi amaçları olan yapı 1991'de dağıldı.

Hazırlayan: Ali ÇİMEN
NOT: Ansiklopediler ve ders kitaplarından yararlanılarak hazırlanmıştır.
Devamını oku

Cominform (Kominform) Nedir? Kısaca

Yorum Yap
   Cominform(Komünist ve İşçi Partileri Enformasyon Bürosu); SSCB Komünist Partisi'nin önderliğinde, kendisine yakın Peyk (Uydu) ülkeler ve diğer bazı ülkelerin komünist partileri ile komintern yapının ilkelerini sürdürmek ve geliştirmek amacıyla 5 Ekim 1947'de kurdukları birliktir. 

  SSCB, Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya ile Fransa ve İtalya İşçi-Komünist partilerin sekreterleri Polonya'da Enformasyon Konferansı için toplandı. Yayınladıkları deklarasyon ile Cominform'un kurulduğunu ilan ettiler. Örgüt merkezi önce Belgrad oldu. Sonra da Yugoslavya'nın örgütten ihracı ile merkez Bükreş'e taşındı. Büro, süreç boyunca Doğu Avrupa'da etkisini sürdürdü.

  SSCB, Amerikan sömürgecilik planı Marshall Planı'na karşı komintern yapıyı (birleşik komünist dünya partisi oluşumu) yeniden fonksiyonel bir yapıya büründürmek amacıyla oluşturdu. Fakat Stalin sonrası başlayan Kruşçev döneminin "destalinizasyon" süreci ve Yugoslavya ile ilişkilerin normalleşmesi ile 1956'da Cominform Bürosu dağıldı.

Hazırlayan: Ali ÇİMEN
NOT: Ansiklopediler ve ders kitaplarından yararlanılarak hazırlanmıştır.
Devamını oku

Molotof Planı Nedir? Kısaca

Yorum Yap
    Soğuk Savaş Dönemi'nde SSCB'nin, ABD'nin Marshall Planı'na karşı kendisine yakın komünist, uydu  ülkelere yapacağı ekonomik yardım, mali iyileştirme ve ticareti geliştirme planına MOLOTOF Planı (1947) denir. Plan adını, II. Dünya Savaşı'ndan beri Sovyet Dışişleri Bakanı olan Vyaçeslav Mihayloviç Molotov'dan almıştır. Sovyetlerin kendi güdümünde olan ülkeler üzerinde yaptığı ekonomik, ticari ve siyasi temelli bir plandır.

SSCB ve Etki Alanı
    ABD Marshall Planı çerçevesinde kendisine yakın anti-komünist Batı Avrupa ülkelerine ve diğer ülkelere ekonomik yardımda bulundu. Bunun karşısında Sovyetler Birliği de boş durmadı. Stalin, Molotof Planı'nı 1947'de uygulamaya başladı. SSCB, uydu devletleri Doğu Almanya, Polonya, Bulgaristan, Romanya, Macaristan gibi ülkelere askeri ve ticari yardımlarda bulundu. Cominform ülkeleri ile ikili ticaret düzeni kurdu. Marshall'a göz kırpan Çekoslovakya'yı dize getirdi. Doğu Avrupa ülkelerine askeri üsler kurdu. 

  Sovyetlerin amacı ABD'ye karşı Doğu Avrupa ülkelerini siyasi açıdan kendi yakınında tutmak, safları daha da sıklaştırmaktı. Böylece SSCB, hem ABD'nin Türkiye üzerinden Orta Doğu'ya uzanan siyasi planlarına karşı duracak; hem de Türkiye üzerindeki emelleri çerçevesinde Türkiye'ye yakın markaj uygulayabilecekti. ABD'nin Doğu Avrupa ve Orta Doğu bölgesine yakınlaşmaması planın en büyük amacıydı. Amerikan yayılmacılığına karşı Sovyet yayılmacılığı düşüncesinin planıydı.

SSCB Dışişleri Bakanı Molotov- Finlandiya'yı işgaline meşruluk kazandırma çabasında bulunan Molotov'a karşı şişe içine koydukları yanıcı maddeleri Rus tanklarına fırlatan Finliler, bu yanıcı silaha Molotov'u aşağılamak için Molotof Kokteyli adını verdiler. Finliler molotof kokteylerini tankların petrol haznelerine fırlatarak Rus tanklarını etkisiz hale getirmişti.

  SSCB Lideri Stalin'in 1953'te ölümü, 1950-1953 Kore Savaşı,1956 Macaristan Olayları ve Süveyş Kanalı Krizi, Soğuk Savaş Dönemi Nükleer Silahlanma ve Uzay Yarışları, Molotof Planı'nın başarıya ulaşmasına engel oldu.

Hazırlayan: Ali ÇİMEN
Kaynakça: Konu ile ilgili ders kitaplarından faydalanılmıştır.
Devamını oku

12 Temmuz 2020 Pazar

Anti-Komintern Paktı Nedir?

Yorum Yap
   25 Kasım 1936'da, II. Dünya Savaşı öncesinde yayılmacı politikalar ile dünyada tedirginliğe neden olan Almanya ve Japonya'nın, Sovyetler Birliği'ne karşı imzaladığı garantörlük anlaşmasına Anti-Komintern Pakt denir. İtalya, 6 Kasım 1937'de anlaşmayı imzalayarak pakta dahil olmuştur. Böylece Berlin- Roma-Tokyo Mihver Bloku kurulmuştur.



  Almanya ve Japonya yayılmacı politikalarına karşı SSCB'yi bir tehdit olarak gördüler. Ayrıca Sovyet komünizmine karşıydılar. İki ülkenin siyasi çıkarları, kendilerini ortaklığa götürdü. Bu ortaklığa İtalya da katılınca, Üçlü Mihver (Eksen) Blok kurulmuş oldu.

   Anti-komintern Pakt'a 1939'da İspanya ve Macaristan katıldı. Slovakya, Danimarka, Finlandiya gibi ülkeler de pakta imza attı. Türk- Alman Dostluk Paktı kapsamında Türkiye 1941'de pakta gözlemci sıfatı ile katıldı.

  Paktın kurulmasındaki temel amaç komünizme karşı ortak hareket etme çabası; Komünist enternasyonalin burjuvaziyi ve devlet kavramını ortadan kaldırmak için uluslararası Sovyet Cumhuriyeti yaratma girişimine bir tepki idi. Pakta üye ülkeler, komintern yapının faaliyetlerine karşı birbirlerine yardımcı olacaklarına dair söz verdiler. Paktın en önemli sonucu ise Faşist-Mihver yapının doğuşu oldu.

Hazırlayan: Ali ÇİMEN
Devamını oku

Japonya'nın Ortak Refah Alanı Politikası (Özet)

Yorum Yap
   Güney Doğu Asya'yı Batılı devletlerin işgalinden ve sömürüsünden kurtarmak, Japonya önderliğinde tüm bölgeyi siyasi ve ekonomik açıdan geliştirmek ve bölgede Japon egemenliğini kurmak gibi amaçlarla ortaya çıkan faşist-yayılmacı sömürü politikasına "Büyük Doğu Asya Ortak Refah Alanı Politikası" denir.



 Ortak Refah Alanı başlangıçta Japonya, Çin ve Mançurya temelinde düşünülmüştür. Fransız Hindiçin, Filipinler, Malezya, Tayland, İngiliz Kuzey Borneo, Nanyōguntō, Endonezya, Myanmar  gibi bölgeler Ortak Refah Alanı içerisine sonradan eklenmiştir.

    Ortak Refah Alanı Projesi çerçevesinde; Güney Doğu Asya'dan İngiltere, ABD, Fransa gibi ülkeleri kovmak istedi. Onları çıkarıp bölgede kendi liderliğini amaçladı. Politika çerçevesinde Japonya, Mançurya'yı (1931) işgal etti. 1936'da Almanya ile Anti-komintern Paktı'nı kurdu. 1937'de ise Çin'i işgal hareketine başladı. 1940'tan itibaren tüm dünyaya Ortak Refah Alanı Projesi'ni yüksek sesle duyurmaya başladı.

Derleyen: Ali ÇİMEN

→Konu ile İlgili AYRINTILI ANLATIM ve KAYNAKÇA İçin BKZ.↴

   →Almanya'nın Hayat Sahası politikası Nedir? Ayrıca BKZ.↴

→Faşizm nedir?Ayrıca BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2014/04/fasizm-nedir.html

→II. Dünya Savaşı Sonrası Japonya→ Ayrıca BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2013/12/ii-dunya-savas-oncesinde-japonya.html

→Meiji Restorasyonu Nedir? Ayrıca BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2014/06/meiji-restorasyonu-nedir.html

→Mançurya Neresidir* Kısaca Tarihi? Ayrıca  BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2014/04/mancurya-neresidir-ksa-tarihcesi-nedir.html
Devamını oku

Japonya'nın Ortak Refah Alanı Politikası (Ayrıntılı)

Yorum Yap
   Güney Doğu Asya'nın sömürüden kurtarılması ve bağımsızlığı için Japonya liderliğinde, Çin ve Mançurya temelinde  tüm Asya'yı kapsayacak bir alan kurulması politikasına Büyük Doğu Asya Ortak Refah Alanı Düşüncesi denir. Diğer bir tanıma göre; Batı emperyalizminin işgali altında bulunan Uzak Doğu Asya ülkelerini kurtarmak, kurtarılan bu coğrafyayı Japon egemenliği altında siyasi ve ekonomik açıdan geliştirmek gibi amaçlar ile ortaya konan düşünceye "Büyük Doğu Asya Ortak Refah Alanı Politikası" denir. 

  "Asya Asyalılarındır" fikri, bu politikanın temel çıkış noktasıdır. Bu politika ile Japonya, özellikle Çin ve Mançurya bölgesinde bir blok oluşturmaya çalışmıştır. Proje, Batı kompleksi altındaki Japonların bir çeşit ekonomik sömürgecilik ve işgal planıdır. Bu proje ile Asya'da en geniş sınırlarına ulaşmayı başarabilmişlerdir. İtalyan Mare Nostrum ve Alman Lebensraum politikalarına benzer, faşist- yayılmacı ve sömürgeci bir politikadır.

Konu ile ilgili ÖZET için BKZ.↴
Büyük Doğu Asya Ortak Refah Alanı Haritası
  Japonya, XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Meiji Restorasyonu ile modernleşme hareketlerine girişti. Bu dönemde Kore'yi ele geçirdi. Rusya ve Çin'e kafa tutmaya başladı. Ham madde ve pazar rekabetinde Uzak Doğu'nun en büyük gücü olmaya doğru ilerledi. 1929 Dünya Ekonomik Buhranının olumsuz etkilerinden sıyrılmak için yayılmacı siyasetini artırdı. 

   Japonlara göre; Batılı emperyalist devletler Uzak Doğu'dan uzaklaşmalı idi. ABD, İngiltere, Fransa, Hollanda gibi sömürgeci devletlerin elindeki Asya ülkeleri alınmalı idi. Bu ülkelere Sovyet Rusya da dahildi. Ortak Refah Alanı Projesi kapsamında Çin bölgesi, Tayland, Malezya, Mançukuo (Mançurya), Hint Adaları gibi bölgeler batılılardan temizlenmeliydi. Tüm Uzak Doğu Asya coğrafyası halkları Japonya liderliğinde ilerlemeliydi. 

   Politika çerçevesinde Japonya, Çin ve Sovyet Rusya'ya bağlı Mançurya bölgesini 1931'de işgal etti. 1936'da Almanya ile Anti-komintern Paktı'nı kurdu. 1937'de ise Çin'i işgal hareketine başladı. 3 Kasım 1938'de Japonya Başbakanı Konoe Fumimaro tüm dünyaya "Yeni Doğu Asya Düzeni"ni duyurdu. 1 Ağustos 1940'ta ise Japonlar Ortak Refah Alanı (Daitōakyōeiken) kavramını ilk kez dünya gündemine getirdi.

Japon-Çinli ve Mançuryalı
   Ortak Refah Alanı başlangıçta Japonya, Çin ve Mançurya temelinde düşünüldü. Sonradan  ise Avrupa'daki savaş Japonların işine yaradı. Japon ordusunun güneye ilerlemesi ile Fransız Hindiçin, Filipinler, Malezya, Tayland, İngiliz Kuzey Borneo, Nanyōguntō, Endonezya, Myanmar ile Avustralya, Yeni Zelanda ve Hindistan'ın belli bölgeleri Ortak Refah Alanı içerisine eklendi.

→Almanya'nın Hayat Sahası politikası Nedir? Ayrıca BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2020/07/almanyanin-hayat-sahasi-politikasi-ne.html


→İtalya'nın Bizim Deniz (Mare Nostrum) Politikası Nedir? Ayrıca BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2020/07/italyanin-bizim-deniz-mare-nostrum.html

→Faşizm nedir?Ayrıca BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2014/04/fasizm-nedir.html

→II. Dünya Savaşı Sonrası Japonya→ Ayrıca BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2013/12/ii-dunya-savas-oncesinde-japonya.html

→Meiji Restorasyonu Nedir? Ayrıca BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2014/06/meiji-restorasyonu-nedir.html

→Mançurya Neresidir? Kısaca Tarihi Nedir? Ayrıca  BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2014/04/mancurya-neresidir-ksa-tarihcesi-nedir.html
Derleyen: Ali ÇİMEN

Kaynakça:

→Emine Sicim KAPLAN,"İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ JAPONYA’NIN GÜNEY SİYASETİNDE NANSHINRON (1868 – 1945)", Doktora Tezi, T.C. Ankara Üni. Sosyal Bilimler Ens. Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı Japon Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı, Ankara, 2019.
Devamını oku

İtalya'nın Bizim Deniz (Mare Nostrum) Projesi (Kısaca)

Yorum Yap
  Faşist-yayılmacı Benito Mussolini'nin Akdeniz'de Roma İmparatorluğu'nu yeniden canlandırma, Akdeniz'in tamamına egemen olma politikasına Bizim Deniz (Mare Nostrum) Politikası denir. Latince Mare Nostrum; Bizim Deniz, anlamına gelir. Alman Hayat Sahası (Lebensraum) politikasına benzer bir politikadır. Her iki politika da sömürgecilik esasına dayalıdır. İtalya politika çerçevesinde Rijeka kenti, Etiyopya ve Arnavutluk'u işgal edip Almanya ile Mihver yapıda yer almıştır.


   Mare Nostrum politikası çerçevesinde Duce (Lider) Mussolini, ilk önce Yugoslavya'ya bağlı Adriyatik kıyısındaki stratejik Fiume (Hırvatistan'a bağlı Rijeka) kentini ele geçirdi. 1935 yılından itibaren İtalyan faşistler, gözünü Habeşistan'a dikti. Habeşistan (Etiyopya) 1936'dan itibaren İtalyanların denetimine girdi. Nisan 1939'da ise Arnavutluk üzerine gerçekleştirilen askeri harekat ile Arnavutluk işgal edildi. İtalyan Kralı, Arnavutluk'un Kralı ilan edildi. 

  Sömürgeci emellerine ulaşmak adına İtalya, Nazi Almanyası önderliğinde Mihver Grup içinde yer aldı. 1939'da da Almanya ile Çelik Paktı'nı kurdu. İtalya, II. Dünya Savaşı'nın çıkmasında Almanya ve Japonya ile birlikte pay sahibi oldu.

Almanya'nın Hayat Sahası politikası Nedir? Ayrıca BKZ.
http://www.sessiztarih.net/2020/07/almanyanin-hayat-sahasi-politikasi-ne.html

Faşizm nedir?Ayrıca BKZ.↴
http://www.sessiztarih.net/2014/04/fasizm-nedir.html

Hazırlayan: Ali ÇİMEN
Devamını oku