22 Nisan 2014 Salı

Atatürk Askeri Rütbelerini Nerede, Ne Zaman Aldı?

17 comments
Sponsor

*TEĞMEN: M. Kemal Harp Okulu'ndan 1902'de teğmen rütbesi ile mezun oldu.

*KURMAY YÜZBAŞI: Mustafa Kemal, Harp Akademisi'nden 1905'te kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu.
 
*BİNBAŞI: 1911-1912 Trablusgarp Savaşı esnasında bu rütbeyi aldı (30 Kasım 1911).

*YARBAY: 1913'te Sofya'da askeri ateşemiliter (elçi) görevindeyken terfi etti.

*ALBAY (MİRALAY) : Çanakkale Savaşları sırasında albaylığa terfi etti.

*GENERAL (MİRLİVA) : Çanakkale Savaşlarından ''Anafartalar Kahramanı'' olarak ayrılırken savaş sonunda generallik rütbesine terfi eden Mustafa Kemal 1917'de Kafkas Cephesi'nde görev alıp Muş ve Bitlis'i işgalden kurtardıktan sonra 1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanacağı sıralarda Suriye- Filistin cephesine ''Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'' görevini sürdürdü. 

19 Mayıs 1919'da ise 9. Ordu Müfettişliği resmi ünvanıyla, resmi görevi olan Mondros Mütarekesi hükümlerini uygulamak yerine milli bilinci uyandırmaya çalıştı. Böylece KURTULUŞ SAVAŞI'nı başlattı. 22 Haziran 1919 tarihli isyan bildirgesi, AMASYA Genelgesi'ni (Ta'mim) yayımlayan M. Kemal, 6-7 Temmuz 1919'da İstanbul tarafından başta İngilizler olmak üzere İtilaf Devletleri'nin de baskısıyla Ordu Müfettişliği görevinden alındı. 7-8 Temmuz 1919'da ise askerlik mesleğinden istifa ederek Kurtuluş Savaşı'nı bir sivil vatandaş olarak yürüttü. 5 Ağustos 1921'de TBMM'nin üç aylık geçici bir süre için çıkardığı ''Başkomutanlık Kanunu'' ile Türk ordularının başkumandanı olarak askerlik mesleğine geri döndü. Batı Cephesi'nde Sakarya Meydan Savaşı, Başkomutanlık ve Büyük Taarruz'u kazanarak Türkiye'yi Türkiye halkı ile birlikte düşmandan kurtardı.

*MAREŞALLİK: 23 Ağustos- 13 Eylül 1921 tarihleri arasında zaferle sonuçlanan Sakarya Meydan Muharebesi sonucunda M. Kemal, büyük meydan muharebeleri kazanabilen ve dünyadaki az sayıda paşaya verilen Mareşallik (Müşirlik) rütbesine sahip oldu. Ayrıca Gazilik unvanı da verildi.

Derleyen: Ali ÇİMEN

Sponsor

17 yorum:

  1. Iste komutan işte başkomutan

    YanıtlayınSil
  2. Çok teşekkürler gayet güzel olmuş çok yardımcı oldu bana.

    YanıtlayınSil
  3. Sınav için yardımcı olacak. Sağolun...

    YanıtlayınSil
  4. çok yararlı gerçekten teşekkürler

    YanıtlayınSil
  5. Harika olmuş çok teşekkür ediyoruz.

    Emel
    Duygu
    Ecrin
    Ada

    YanıtlayınSil
  6. Yanıtlar
    1. 1881 de Türk olduğu için zaten askerdi. Eğitimler ve zaferlerle birlikte düşünüldüğünde açıktır ki bu kadar başarılar 7 yıllık değil bir ömürdür Mareşal BÜYÜK Başkomutan Gazi Mustafa Kemal atatür

      Sil
  7. 7 yılda Mareşal olmuş diyen var , ne 7 yılı cepheden cepheye göçen koca bir 19yılın sonunda Mareşal olmuş... tebrikler admin.

    YanıtlayınSil
  8. ancak kafkas cephesinde aldığı tuğgenerallik rütbesini yazmamışsınız .....

    YanıtlayınSil
  9. Teşekkürler uğraşılmış bi işe benzio

    YanıtlayınSil
  10. Çok teşşekurler çok işime yaradı

    YanıtlayınSil

  11. ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANILARI: KARANLIKTAN KORKMAM
    On beş yaşlarındaydım. Manastır Askeri İdadisi'ne gidiyordum. (O zamanın lisesi) Yaz tatilinde dayımın çiftliğine gitmiştik. Komşunun oğlu Enver'le çok iyi arkadaştık. Ara sıra birlikte gezerdik. Bir gün Enver, bizim bağa gidip üzüm yiyelim, dedi. Ben de olur dedim. Annelerimizden izin alıp yola çıktık. Sağda solda fazla eğlendiğimiz için, karanlığa kaldık.
    Enver: "İstersen dönelim. Sen şehir çocuğu olduğun için, karanlıktan korkarsın. Böyle durumlara alışık değilsin" dedi.
    Ben karanlıktan korkmadığımı söyledim. Yola devam edelim dedim. Tarla kenarı, patika yol, ağaçlık alan derken, karanlık iyice çöktü. Yanımdaki Enver'i zor seçer oldum. Bir saat önce dağların kartalıyım diyen Enver, gel Mustafa dönelim, az kalmıştı ya, yarın gündüz geliriz, demeye başladı. Neyse ki sonunda bağa vardık ve birer salkım üzüm kopardık. Üzüm yiyerek çiftliğe döndük.

    Öğretmenim Atatürk - Bilgi Yayınevi - Sayfa: 47

    İLK ANDA CANIM SIKILMIŞTI
    Bakla tarlasında yalnız başıma bekçilik yaptığım günlerden birinde öğle vakti kulübenin önündeki çardak altında uyuya kalmışım. Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum, annemin sesine uyandım.
    Annem: ” Dayısı şuna bak, Mustafa uyuya kalmış. Makbule dün pınardan soğuk su içince hastalandı ya, Mustafa bütün gece başında bekledi. Ondan uykusunu alamadı. Neyse ki Makbule’ye ballı ıhlamur içirdim de iyileşti ” dedi.
    Dayım: ” Bırak canım uyusun. Benim en sevdiğim şeydir burada uyumak. Bu öğle sıcağında karga falan uğramaz. Bir yatsam iki saatten önce top atsan uyanmam ” dedi.
    Bu konuşmaları duyunca ayağa fırladım. Uykuda yakalandım diye ilk anda canım sıkılmıştı ama Makbule’nin iyileştiğini duyunca rahatladım.

    Bir Öğretmenin Kaleminden ATATÜRK - Doğan Egmont - Sayfa: 18

    YanıtlayınSil