Ana içeriğe atla

Kilikya ve Kilikyalılar Cemiyeti

     Coğrafi bir bölge terimi olarak antik dönemde, Mersin'den Alanya'ya kadar uzanan bölgedeki kıyıları ve Toros Dağları'nın kuzey yamaçlarını içine alan bölgeye Kilikya (Kilikia) denir. Hititçede'ki ''Hilakku'', Kilikya sözcüğünün kökenidir. Yöre Mö. V. yüzyıldan sonra bu ad ile anılmaya başlamıştır.  MS. XII ve XIII. yüzyıllarda yörede kurulan küçük bir Ermeni Krallığı ''Kilikya Krallığı'' olarak bilinir. Kilikya coğrafi terimi, Osmanlı dönemindeki yazışmalarda da sıkça kullanılmıştır. Bölgenin dağlık kesimi İçel (Mersin), ovalık kesimi Adana (Çukurova) olarak bilinir.

   21 Aralık 1918'de, İstanbul'da, Adana ve Mersin'in işgal edilmesi üzerine Çukurovayı, Fransız ve Ermenilere karşı savunmak amacıyla kurulan müdafa-i hukuk cemiyetine ''Kilikyalılar Cemiyeti'' denir. Milli Mücadele döneminin yararlı cemiyetlerinden birisidir. Dernek, adını antik dönemden beri kullanılan Kilikya sözcüğünden almıştır. 

     Kilikyalılar Cemiyeti, bir kısım eski bakan ve vekillerden oluşan İstanbul'daki  Adanalı, Mersinli, Antepli, Tarsuslu kimseler tarafından kuruldu. 20 Nisan 1919'da bir şubesi Adana'da açıldı. Dernek, Torosları asla terk etmeyeceklerini, çalışma sahaları olan Kilikya'da Türklüğü koruyacaklarını belirtmişti.

Derleyen: Ali ÇİMEN


Kilikya


KAYNAKÇA:

Doç. Dr. Yücel ÖZKAYA, ''Ulusal Bağımsızlık Savaşı Boyunca Yararlı ve Zararlı Dernekler'', Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt IV, Sayı 10, Kasım 1987, s. 139-186.

Yukarıda adı geçen makaleye genel ağ üzerinden ulaşmak için BKZ.
https://www.atam.gov.tr/wp-content/uploads/Y%c3%bccel-%c3%96ZKAYA-Ulusal-Ba%c4%9f%c4%b1ms%c4%b1zl%c4%b1k-Sava%c5%9f%c4%b1-Boyunca-Yararl%c4%b1-ve-Zararl%c4%b1-Dernekler.pdf

Şahin ÖZKAN, ''Kilikya Adı Nereden Geliyor'' adlı makale için BKZ.
https://www.yumuktepe.com/kilikya-adi-nereden-geliyor-arst-sahin-ozkan-2/









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hicrî Takvim Miladi Takvime Nasıl Çevrilir?

Örnek: Hicrî 1431 yılını Miladi Takvime Çevirme Aşamaları: I. Aşama : 1441 Hicrî yıl 33 sayısına bölünür. Çünkü 1 Hicri yıl yaklaşık 354 gündür. Hicrî takvim kamerî, yani aya dayalı düzenlenir. Güneşe dayalı düzenlenen Miladi Takvimde ise 1 miladi yıl yaklaşık 365 gündür. İki takvim arasında bir yıllık sürede 11 günlük fark görülür. Bu fark toplamda her 33 yılda 1 yıl olmuş olur. 1431/ 33 = 43,36...→ yaklaşık 43. Böylece 33 yılda 1 yıllık farktan 1431 yılda kaç yıl fark olduğu ortaya çıkar. II. Aşama :  Yukarıda çıkan sonuç, Hicri yıldan çıkarılır. 1431-43= 1388 Böylece Hicri Takvimin Miladi takvim ile arasındaki fark düzeltilmiş oldu. III. Aşama : Yukarıda çıkan sonuç yıl farkı alınmış hicri tarihtir. Son olarak bu sonuca iki takvim arasında 622 yıl farkı eklenir. Hicrî Takvim başlangıcı, İslam Dini Peygamberi Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye Hicreti olayıdır. Bu olay Miladi 622'de olmuştur. 622 rakamı   iki takvim arasındaki yıl farkı

Yurt Açan-Yurt Tutan-Yurt Kurtaran Savaşları Nedir?

Tarihte; Malazgirt Savaşı "Yurt Açan Savaş", Miryokefalon Savaşı "Yurt Tutan Savaş", Büyük Taarruz "Yurt Kurtaran Savaş", Dandanakan Savaşı "Devlet Kuran Savaş" olarak nitelendirilir.    26 Ağustos 1071'de Büyük Selçuklu Devleti ile Anadolu'ya egemen olan Bizans İmparatorluğu arasında Malazgirt Meydan Savaşı yapıldı. BSD Sultanı Alparslan'ın orduları Romen Diyojen'in Bizans Ordusunu hezimete uğrattı. Bu savaştan sonra Türkler Anadolu'yu yurt edinmeye başladı. " Anadolu'nun kapıları Türklere açıldı."    11 Eylül 1176'da Anadolu Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında Denizli-Isparta arasındaki bölgede Miryokefalon  ( Myriokephalon)  Savaşı yapıldı. Bizans İmparatorluğu'nun bu savaştaki amacı Türkleri Anadolu'dan çıkarmaktı. ASD Sultanı II. Kılıç Arslan'ın orduları Bizans ordularını bozguna uğrattı. Böylece Anadolu'nun Türk yurdu olduğu kesinleşti. Türklerin Anadolu'dan atılamay

Gülbank Duası Nedir?

      Tekke âyinlerinde, saraylarda yapılan merâsimlerde, yeniçerilerin törenlerinde hep bir ağızdan yüksek sesle okunan ilâhi ya da duâlara GÜLBANG (Gülbank) denir.   Gülbanklar genellikle Türkçe ve topluca edilen dualardır.  Allah'a yalvarıp yakarma için söylenen dualardır. Yapılacak, ortaya konulacak iş; hayır, mutluluk, başarı getirsin diye yapılan dualardır.   Osmanlıca sözlükte ise Gülbang-ı Muhammedî, ezan demektir. Yeniçeri Gülbankı    Özellikle Bektaşilik, Mevlevîlik ve diğer bazı tarikatlarda çok yaygın bir dua geleneğiydi. Osmanlı Devleti'ndeki en stratejik askeri bölüklerden biri olan Yeniçeri Ocağı'nda bu gelenek yüzlerce yıl sürdürüldü. Yeniçeriler Bektaşîydi,  Ocağ-ı Bektaşîyân'dı.   Ayrıca  Mehteran Bölüğünde mehterbaşı da gülbank okurdu.      Özellikle tarihi Edirne Kırpınar Yağlı güreşlerinde ve diğer yağlı güreşlerde gülbank geleneği günümüze dek sürdürülmüştür. Yine esnaf teşkilatı olan Ahilikte, çıraklık, kalfalık ve ustalık törenl