19 Haziran 2020 Cuma

Atatürk'ün Başkomutanlık Savaşına Verdiği İsim

Yorum Yap
Sponsor

    AtatürkBaşkomutanlık Meydan Savaşı'na (Dumlupınar Meydan Muharebesi) Rum Sındığı Savaşı demiştir.  Bu savaşı Osmanlı Devleti döneminde Haçlılara karşı yapılan 1364 Sırp Sındığı Savaşı'na benzetmiştir. Sındırmak; sözlük anlamı olarak; kırmak, parçalamak, mağlup etmek, yenerek bozmak anlamlarına gelir.

   Atatürk; Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz'u anlatırken Başkomutanlık Meydan Savaşı'na Rumların kalbini sındıran (kıran),  Rum Sındığı Savaşı demişti:

''...Sonuç olarak arkadaşlar, Yunan ordusunun vicdanında, fikrinde meydana gelen bu korku, bütün Yunan milletine geçmişti (kahrolsun sesleri). O kadar ki, adalarda bulunan Yunanlılar, Türk ordusu geliyor diye kaçmaya girişiyordu (gülmeler). Arada deniz olduğunu unutuyorlardı (gülmeler) ve kaçamadığından ve kaçamayacağını anladığından dolayı delirenler vardı. Bundan dolayı, bu meydan savaşı, gerçekten düşmanlarımız için çok yok edicidir ve korku vermiştir. Bu savaşın sonucu Yunanlılar’ın ve Rumların kalbini sındırmıştır. Bundan dolayı, bu savaşa “Rum Sındığı Meydan Savaşı” demek çok uygun olur. Bu şekilde Afyon- Karahisar’dan İzmir’e kadar dört yüz küsur kilometrelik uzaklık, birçok meydan savaşları da yaşanarak, ordularımız tarafından on beş günde alınmış ve millî ordunun bu üstün kudret ve hareketi özellikle anılmaya değer bulunmuştur...'' 

     Osmanlı Padişahı I. Murat (Hüdavendigar) döneminde 1364'te Sırp, Bulgar ve Macarlar Edirne'yi Türklerden geri almak amacıyla bir Haçlı ordusu oluştururlar.  Uzunçarşılı'nın anlatımı ile; Haçlı Orduları, Hacı İlbeyi komutasındaki az sayıda kuvvet ile bozguna uğratılır. Hacı İlbeyi, Meriç Nehri kıyısında rahat ve sarhoş hareket eden düşmanın bu açığından istifade etmek suretiyle üç koldan yaptığı ani bir baskın ile düşmanı müthiş paniğe sevk eder. Perişan halde dağılan düşmanın bir kısmı Meriç Nehri'nde boğulur. Osmanlı Tarihinde bu savaşa Sırp Sındığı Savaşı denilir.

  Başkomutan Atatürk'ün,  Başkomutanlık Savaşı'nı Sırpları sındıran savaşa benzeterek Rum Sındığı demesi tarihte dikkati çeken bir husustur.

NOT: Atatürk'ün tırnak içinde verilen konuşmasının orjinal metni:

''...Binnetice arkadaşlar, Yunan ordusunun vicdanında, fikrinde hâsıl olan bu havf-ü haşyet bütün Yunan milletine intikal etmişti (kahrolsun sesleri). O kadar ki, adalarda bulunan Yunanlılar, Türk ordusu geliyor diye firara teşebbüs ediyordu (gülmeler). Arada deniz olduğunu unutuyorlardı (gülmeler) ve firar edemediğinden ve firar edemiyeceğini anladığından dolayı tecennün edenler vardı. Binaenaleyh; bu meydan muharebesi hakikaten düşmanlarımız için çok kahhar ve mucibi havf-ü haşyettir. Bu muharebenin neticesi Yunanlıların ve Rumların kalbini sindirmiştir. Binaenaleyh; bu muharebeye Rum Sındığı Meydan Muharebesi demek çok muvafık olur. Bu suretle Afyon-Karahisar‘dan İzmir‘e kadar dört yüz küsur kilometrelik mesafe, müteaddit meydan muharebeleri de dâhil olduğu halde, ordularımız tarafından on beş günde katedilmiş ve millî ordunun bu müstesna kudret ve hareketi bilhassa şayanı tezkâr bulunmuştur...'' 


Yazar: Ali ÇİMEN

Kaynakça:

ATATÜRK’ÜN SÖYLEV VE DEMEÇLERİ I-IIIAtatürk, Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi, Baskı: Divan yayıncılık, 2006.

Ord. Prof. İ Hakkı UZUNÇARŞILI, Büyük Osmanlı Tarihi Cilt 1, Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları XIII. Dizi, I. cilt, 7. baskı, s.167-168.  





Sponsor

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme