16 Haziran 2020 Salı

Atatürk: 'Hatt-ı Müdâfaa Yoktur, Sath-ı Müdâfaa Var...' Emrini Hangi Savaşta Verdi?

Yorum Yap
Sponsor

   Milli Mücadele döneminde, 23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihleri arasında,  Yunanistan ile TBMM kuvvetleri arasında meydana gelen Sakarya Savaşında bu emri verdi

Duatepe
   Milli Mücadele lideri Mustafa Kemal Bey, Kütahya- Eskişehir savaşları sırasında verdiği emir ile Türk ordusunu Sakarya Irmağı'nın doğusuna doğru çekmişti. Böylece orduların dinlenmesi, derlenip toparlanması ve zaman kazanılması sağlandı. Türk orduları yaklaşık 100 km'lik geniş bir alana yayıldı. Böylece düşmanın daha geniş alanda hareket ederken zorlanması amaçlandı. 

  Yunan Orduları, 23 Ağustos'tan itibaren Türk Ordularını tespit ederek sol kanattan taarruza geçti. Türk ordusunu Haymana istikameti ve Mangal Dağı'nın güneydoğusundan kuşatmaya girişti. Fakat bu hareketleri başarısızlıkla sonuçlandı. Taarruza farklı istikamette devam eden Yunan Orduları, 2 Eylül'de stratejik bir bölge olan Çal Dağı'nı ele geçirdi.  Yunan birlikleri, Ankara'ya yaklaşık 50 km kalan yerlere kadar yaklaşmıştı. Türk orduları bu noktadan sonra geri çekilmedi. 



  Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın emri doğrultusunda çok sert ve çetin bir alan savunmasına girişildi. Yunan birlikleri bu savunmayı bir türlü yaramıyordu. 9 Eylül'de taarruzları başarısız oldu. Yunan Orduları bir savunma hattı kurup bölgede beklemeyi planladı. Fakat Başkomutan M. Kemal Paşa, 10 Eylül'de bu savunma hattının kırılması emrini verdi. Ayrıca Türk Orduları Çal Dağı'nı geri aldı. Türk Orduları'nın bu atağı ile Yunan Orduları 13 Eylül'de Eskişehir- Afyon hattının doğusuna kadar geriledi. 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi Türk orduları tarafından kazanılmış; Yunan ordusu geri püskürtülmüş ve dağılmıştı. Dağılan düşmanı, Türk birlikleri takip etmeye başladı. Fakat teçhizat yetersizliği gibi nedenler ile bu taarruza son verildi.

   Atatürk, Nutukta; meydan savaşının 100 km'lik bir cephe üzerinde olduğunu, ordunun sol kanadının Ankara'nın güneyine doğru 50 km kalan yere kadar çekildiğini, ordunun yön değiştirip kuzeye döndüğünü belirtmiştir. Savunma hatlarının yer yer kırıldığını, fakat kırılan yerin arkasına hemen yeni bir savunma kurulduğunu söylemiştir. Çok daha geriye çekilmek yerine yurt savunması yapıldığının gerekliliğini anlatmak için şu emri vermiştir:

''Savunma hattı yoktur. Savunma alanı vardır. O alan bütün yurttur. Yurdun her karış toprağı, yurttaşın kanıyla ıslanmadıkça düşmana bırakılamaz. Onun için küçük büyük her birlik bulunduğu dayangadan atılabilir; ama küçük büyük her birlik, ilk durabildiği noktada yeniden düşmana karşı cephe kurup savaşı sürdürür. Yanındaki birliğin çekilmek zorunda kaldığını gören birlikler ona uyamaz. bulunduğu dayangada sonuna dek dayanmakla ve direnmekle yükümlüdür.''

   Bu emir sonrası Atatürk, düşman kuvvetlerinin yıpratılıp yok edildiğini, düşmanın saldırı yeteneğinin kırıldığını belirtmiştir. Ayrıca Türk Ordusunun sağ kanadı, Sakarya'nın doğusunda düşman ordusunun sol kanadına saldırıya geçmiş ve düşmanı bozguna uğratmıştır. 13 Eylül 1921'de Sakarya'nın doğusunda düşmandan hiçbir iz kalmamıştır.



Sakarya Savaşı'nı Analatan Bir Yunan resmi
   Kanlı Sakarya Meydan Savaşı (Sakarya Melhame-i Kübrası) ya da Subaylar Savaşı, kazanılmış, Türk Ordularının 1683 II. Viyana Kuşatmasından beri süre gelen geri çekilişleri ve savunmaları son bulmuş; ordular bu vakitten sonra taarruza geçmiştir.



Derleyen: Ali ÇİMEN


KAYNAKÇA:

Gazi M. Kemal ATATÜRKNutuk( Söylev)Cilt I- II, (Günümüz diline çevirip basıma hazırlayan Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu) Kurtiş Matbaası 39. Baskı, Eylül 2002, s.298.

 →Suat İLHANAtatürk'ün Cephede Verdiği Dört EmirAtatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt:III, Sayı: 9, Temmuz 1987, s. 479-486.  
   

  


Sponsor

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme