Ana içeriğe atla

9 Eylül 1922'de İzmir'e Türk Bayrağını Diken İlk Kişi Kimdi?

İzmir'in Yunan işgalinden kurtarıldığı gün, 9 Eylül 1922'de, İzmir'e süvari birliği ile girerek İzmir Hükümet Konağı'na bayrağı diken ilk kişi, süvari Yüzbaşı Şerafettin Bey'di.


Prof. Dr. Kemal Arı'nın Üçüncü Kılıç (İzmir'in Kurtuluşu ve Yüzbaşı Şerafettin) kitabında konu ayrıntılı olarak ele alınmıştı:

''...Yüzbaşı Şerafettin'in bulunduğu 4. Süvari alayı Sabuncubeli'nden aşağıya uzanan yol boyunca Mersinli'ye doğru ilerliyordu. 4. Süvari Alay Komutanı Reşat Bey, Yüzbaşı Şerafettin'i öncü birliğin komutanı yaptı. Ordu İzmir'in kapılarına dayanmıştı... Yüzbaşı Şerafettin'in emrindeki müfreze Halkapınar'a yürüdü. Girdiği çatışmada 4 erini şehit vermişti. Ne olursa olsun yola devam eden  öncü birlik  Punto'ya (Alsancak) ulaştı. Kordon'a doğru hareket etti.

...Yüzbaşı Şerafettin Bey, elinde kılıcı, kıtasının başında bir solukta Konak Meydanı'na çıkmak, Hükümet Konağı'na ve Sarıkışla'ya ulaşmak amacındaydı. Pasaport'a ulaşılmıştı. Burada Şerafettin Bey atılan bomba sonucunda yaralandı. Hatta  bindiği zavallı at, bombanın etkisiyle karnı parçalanarak telef oldu. iki derin şarapnel yarası alan Yüzbaşı Şerafettin ise yeni bir at, elinde kılıçla duraklamadan yoluna devam ediyordu. Gümrük'e geldiler. Buradan ara sokaklardan geçerek Konak Meydanı'ndaki Hükümet Konağı'na doğru yol aldılar... 

Yüzbaşı Şerafettin
...Yüzbaşı Şerafettin'in müfrezesi Hükümet Konağı'nın önündeydi. Onun da asıl hedefi burasıydı. Çünkü bir kent, ancak merkezden yönetilir ve temsil edilirdi. Buraya bayrak çekilerek işgal, bitirilmiş olacaktı. Konağa yöneldiler. Fakat kapısı kilitliydi. Yüzbaşı Şerafettin'in emir subayı  Mülazım Konyalı Ali Rıza Bey, konağın yan kapısına ulaştı. Zincirli kapı kırılarak içeri girildi. İçerden ana kapı açıldı. Yüzbaşı Şerafettin bir ok gibi atından fırladı; bir Türk genci yanında bayrak getirmişti. Bayrağı aldı, önce arka arkaya gözyaşları içinde, uğrunda büyük bir ulusun yıllarca mücadele ettiği şanlı bayrağı öptü. Kanı ve gözyaşları bayrağa akıyordu. Bayrağı hemen koynuna soktu. Sonra da bir elinde silahı, öteki elinde kılıcı, koşar adımlarla açılan ana kapıdan içeri girdi. Türk bayrağını Hükümet Konağı'nın balkonundaki göndere çekeceklerdi. Bir kenti, Hükümet Konağı temsil ettiğine  ve bütün bir kentin yönetimi bu konaktan yapıldığına göre, Hükümet Konağı'na bayrağın çekilmesi çok anlamlıydı. Bu, kentin düştüğü, ele geçirildiği, işgal idaresinin ona erdiği ve artık kentin başka bir otoritenin elinde olduğu anlamına gelecekti... Nihayetinde düşman bayrağı direkten alaşağı edildi. Balkona şanlı Türk bayrağı Yüzbaşı Şerafettin Bey tarafından çekildi...''

Yüzbaşı Şerafettin İzmir Hükümet Konağı'nda
Kaynak: Prof. Dr. Kemal Arı, Üçüncü Kılıç (İzmir'in Kurtuluşu ve Yüzbaşı Şerafettin), Zeus Kitabevi, İzmir, Eylül 2006.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hicrî Takvim Miladi Takvime Nasıl Çevrilir?

Örnek: Hicrî 1431 yılını Miladi Takvime Çevirme Aşamaları: I. Aşama : 1441 Hicrî yıl 33 sayısına bölünür. Çünkü 1 Hicri yıl yaklaşık 354 gündür. Hicrî takvim kamerî, yani aya dayalı düzenlenir. Güneşe dayalı düzenlenen Miladi Takvimde ise 1 miladi yıl yaklaşık 365 gündür. İki takvim arasında bir yıllık sürede 11 günlük fark görülür. Bu fark toplamda her 33 yılda 1 yıl olmuş olur. 1431/ 33 = 43,36...→ yaklaşık 43. Böylece 33 yılda 1 yıllık farktan 1431 yılda kaç yıl fark olduğu ortaya çıkar. II. Aşama :  Yukarıda çıkan sonuç, Hicri yıldan çıkarılır. 1431-43= 1388 Böylece Hicri Takvimin Miladi takvim ile arasındaki fark düzeltilmiş oldu. III. Aşama : Yukarıda çıkan sonuç yıl farkı alınmış hicri tarihtir. Son olarak bu sonuca iki takvim arasında 622 yıl farkı eklenir. Hicrî Takvim başlangıcı, İslam Dini Peygamberi Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye Hicreti olayıdır. Bu olay Miladi 622'de olmuştur. 622 rakamı   iki takvim arasındaki yıl farkı

Tevaif-i Mülük Devletler Ne Demektir?

   Abbasi Devleti'nin (750-1258) merkezi otoritesinin zayıflaması ve Abbasiler'e bağlı yöneticilerin (Emir'ül Umeralar) kendi bölgelerinde bağımsızlıklarını ilan etmeleri ile ortaya çıkan feodal devletlere Tevaif-i Mülük Devletler denir. Tevaif'ül Mülük Devletler, Abbasiler'in çözülmesine ve parçalanmasına zemin hazırlamıştır.  Ayrıca BKZ. → Emir'ül Umera Nedir? ↴ http://www.sessiztarih.net/2014/08/emirul-umera-nedir.html Tevaif-i Mülük Devletler    şunlardır: * Mısır 'da; - Tolunoğulları (Mısır'da kurulan ilk Türk- İslam Devleti) - İhşitler (Akşitler) (Mısır'da kurulan 2. Türk-İslam Devleti) Ayrıca BKZ. → Hicaz'a egemen olan ilk Türk devleti ↴ http://www.sessiztarih.net/2014/05/hicaza-egemen-olan-ilk-turk-devleti.html - Fatimiler (Şii Arap Devleti) * İran 'da; - Tahiriler - Saffariler - Büveyhoğulları * Horasan 'da; - Samanoğulları * Kuzey Afrika 'da; - Ağlebiler - İd

Yurt Açan-Yurt Tutan-Yurt Kurtaran Savaşları Nedir?

Tarihte; Malazgirt Savaşı "Yurt Açan Savaş", Miryokefalon Savaşı "Yurt Tutan Savaş", Büyük Taarruz "Yurt Kurtaran Savaş", Dandanakan Savaşı "Devlet Kuran Savaş" olarak nitelendirilir.    26 Ağustos 1071'de Büyük Selçuklu Devleti ile Anadolu'ya egemen olan Bizans İmparatorluğu arasında Malazgirt Meydan Savaşı yapıldı. BSD Sultanı Alparslan'ın orduları Romen Diyojen'in Bizans Ordusunu hezimete uğrattı. Bu savaştan sonra Türkler Anadolu'yu yurt edinmeye başladı. " Anadolu'nun kapıları Türklere açıldı."    11 Eylül 1176'da Anadolu Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında Denizli-Isparta arasındaki bölgede Miryokefalon  ( Myriokephalon)  Savaşı yapıldı. Bizans İmparatorluğu'nun bu savaştaki amacı Türkleri Anadolu'dan çıkarmaktı. ASD Sultanı II. Kılıç Arslan'ın orduları Bizans ordularını bozguna uğrattı. Böylece Anadolu'nun Türk yurdu olduğu kesinleşti. Türklerin Anadolu'dan atılamay