27 Aralık 2013 Cuma

Ahıska Türkleri

Yorum Yap
Sponsor

AHISKA TÜRKLERİ

Ahıska, Türkiye’nin kuzeydoğusunda, Gürcistan topraklarının içinde Ardahan’ın Posof ve Çıldır ilçelerine komşu olan bir Gürcistan vilayetidir. Gürcistan’daki Mesheti bölgesindeki Türk nüfustur.

Ahıska Türkleri, İskit Türklerinin Kıpçak boyundan gelmektedir. Kür, Çoruh, Aras nehirlerinin geçtiği yerlerde yaşayan Türkler ile aynı soydandır. Hatta Ardahan’ın Posof ilçesi halkının yüzde sekseni 1600’lü yıllarda Ahıska’dan gelmiştir.

Osmanlı devrinde Lala Mustafa Paşa, 8 Ağustos 1578’de İranlıların idaresindeki Ahıska’yı Osmanlı topraklarına kattı. Yaklaşık 250 yıl Osmanlı idaresinde kalan Ahıska, 1828’de Rus işgaline uğradı. 12 Ekim 1829’daki Edirne Anlaşması ile Posof ve Çıldır’dan ayrı olarak Rusya’ya bağlandı. 1917’den 1921’e kadarki süreçte İngiltere, Gürcistan ve TBMM arasında el değiştirdi. 16 Mart 1921 Moskova Anlaşması ile Rusya’da kaldı.

Bu tarihten sonra Rusya’ya bağlı yaşayan Ahıska bölgesi Türkleri, kültürel bir asimilasyon devresi geçirmeye başladı. Ahıskalılar önce Arap, sonra Latin ve Kiril alfabesi ile eğitim görmeye başladılar. Soyadları Gürcüceye çevrildi. 1938 Sovyet anayasasında Azerbaycan milleti olarak belirtildi. Dilleri ise Azerice olarak kayıtlara geçti. 1940’dan sonra ise resmi dilleri bu sefer Gürcüceye çevrildi.

Kimi halk liderleri ve aydınlar Sibirya’ya sürüldü. Yaşlı, çocuk kim varsa evlerinden alınarak demiryolu yapımı amacıyla Borcum’a götürüldü. Borcum-Vale arasındaki 70 kmlik demiryolu Ahıskalı Türklerin bedenen çalışmasıyla 4 yılda bitirildi. Bu esnada yüzlerce insan kötü şartlardan ötürü yaşamını yitirdi. Ahıska Türklerini sürgüne götürecek demiryolunu bile kendileri zoraki yapmıştı.

14 Kasım 1944 yılında büyük sürgün başladı. Ahıska Türkleri Gürcistan’ın doğu ilçelerine sürülmeye başlandı. 1944 Temmuz ayından itibaren ise bu sefer sürgün alanı olarak Orta Asya ülkeleri seçildi. 13-14 Kasım 1944 yılında geceleyin, onbinlerce Rus askeri Ahıska köylerine geldi. Her eve üçerli beşerli giren askerler evde bulunanları birkaç saat içinde çıkararak köy meydanında toplamaya başladılar. Arabalara doldurulan halk, tren istasyonlarına götürüldü. Gelen yük trenleri büyük sürgünün habercisiydi. Çok kötü şartlar altında yaklaşık bir buçuk aylık yolculuktan sonra 100-120 bin civarındaki Ahıska Türkü, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a yerleştirildi.


Kaynak: Ben de Ahıskalıyım, Şemsettin Musaoğlu, İzmir, 2007

 Yazar: Ali ÇİMEN

AHISKA
Sponsor

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder